koyuş şekli belki de muhatabının durumu onun güya kendi sözlerine delil aradığı zannını doğurur. Söylenildiği gibi iş sadece bu büyük insanların bir nevi Kuran Tefsirine dayanır başka bir şey değil. Kuran ve Hadisi yorumlamışlardır. Ayet ve hadisleri anlamaya çalışmışlar ve bir ayeti anlamak için bazen günlerce o ayeti kendilerine vird yapmışlardır.
Şimdi İbni Arabi'nin büyük eseri Fütuhat'tan yola çıkarak Chodkiewicz'in dikkatini çektiği gereksiz bilgiler gibi görünen ifadelerin aslında kifayetsizlerden ustaca gizlenmiş hakikatler olduğunu ispat edelim.
2
 |
İbni Arabinin Fütuhatı 560 babdan müteşekkildir. Her babın bir başlığı vardır ve bablar birbiri ile hiç alakasızmış gibi görünür. Sıradan bir okuyucu için rasgele
dizilmiş konulardır. Fakat işin aslı öyle değildir. İbni Arabi'nin bazı hakikatleri açıklamaktaki kıskançlığı göze çarpar. Ama hiç bir şey oryantalislerin sandığı gibi bir bilgi yığını değildir. Herşey bir anahtardır. Hazineye giden kapıları açacak bir anahtar. Her kelime bir |
anahtardır ve o kelimenin hakikatına vukufiyet kesbedene verilir.
"Molla Camî, Ubeydullah Ahrar'a Fütuhatın bazı parçalarında çözmekten aciz kaldığı müşkillerle karşılaştığını anlatır ve bu müşkillerin en ağırlarından birini arz eder. Ubeydullah Ahrar Camî'den elindeki Fütuhat nüshasını kapatmasını ister ve mukaddime kabilinden